Hepimizin günlük hayatta sinirlendiği öfkelendiği zamanlar ve mekanlar vardır. Trafikte , çalıştığımız yerde, evimizde veya sokakta kısaca her yerde öfkeyi yoğun bir şekilde hissedebilir ve onun etkisi altında hareket edebiliriz. Öncelikle öfke , benliğimize yapılan saldırılar sonucunda otomatik olarak verdiğimiz duygusal bir tepkidir ve stres kökenlidir. Bunu ölçülü bi şekilde yönetebilen bireyler öfke kontrolü olan , öfkenin kendisini ölçüsüz bi şekilde yönetmesine karşı koyamayan bireyler ise öfke kontrolü olmayan bireylerdir. Aslında dışarıya karşı çizdiğimiz çerçevevenin köşe noktalarıdır. Yani bizim kırmızı çizgilerimizdir. Öfke sınırlandırabildiği durumda sağlıklıdır ve işe yarar.

Neden öfke ile hareket etmemeliyiz ?

 Öfkeyi yoğun bir şekilde hissedebiliriz ama bunu kontrol etmeliyiz toplum sağlığı ve psikolojik sağlığımız için bu kontrolü sağlamalıyız çünkü her öfkelendiğimizde yıkıcı ve saldırgan davranışlar sergileyip çevremize zarar veremeyiz ek olarak öfkenin kendi bünyemizde yarattığı zararlar ilerde kötü hastalıklarada sebep olabilir. Hem kendimize hem de çevremize bu kötülüğü neden yapalım ki ?

Öfkenin bizde yarattığı etkiler

  • Hızlı nefes alıp verme
  • Kalp çarpıntısı
  • Tek söze ve tek davranışa odaklanma
  • Yıkıcı davranışlarla bu duruma son vereceğine kendini inandırma
  • Yaşadığımız durumla ilgili etiketleme yapma
  • Aşırı genelleme ve durumu felaketleştirme

Neden öfkeleniriz ?

  • Kendimizi yetersiz hissettiğimizde
  • Kendimizi aşağılanmış hissettiğimizde
  • Kendimizi değersiz hissettiğimizde

Öfkemizi nasıl kontrol edebiliriz ?

Öncelikle öfkeyi 2 aşama da karşılıyoruz. İlk aşamada susarak önce ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz. 2. Aşamada ise değerlendirme yapıyoruz. Yani asıl iş 2. Aşamada ortaya çıkıyor kendimizi kontrol altında tutup tepkiyi bilinç düzeyinde tutmamız gerek.

  • Tepki verirken öfkenin gerçek nedenini araştırmalıyız. Yani gerçekte bu kişiden mi rahatsızlık duyuyorum yoksa yaptığı şeyden mi rahatsızlık duyuyorum bunu belirlememiz gerek. Eğer o kişiden rahatsızlık duyuyorsak sakin olup tepkimizi başka bir yerde göstermeliyiz aksi taktirde hem haksızlık etmiş oluyoruz hem de sağlıklı tepki vermemiş oluyoruz.
  • Öfkenin arkasındaki duyguları keşfetmeliyiz. Acı, hüzün, nefret, korku vb.
  • Duyguyu hissettiğimiz şekilde ifade edebilmemiz gerek. Örneğin; bu yaptığın şey beni gerçekten üzdü, benim canımı sıktın gibi.
  • Her şeyden önce iyi bir dinleyici olmamız gerek.
  • Nefes ve gevşeme egzersizleri işe yarayabilir.
  • Ortamdan uzaklaşmak ve ortam değiştirmek faydalı olabilir.
  • Mizah kullanımı etkili bir yöntemdir. Halk tabiriyle şakaya vurmaktan bahsediyorum.
  • Tepki vermeden önce susup içimizden 20 ye kadar sayıp sonra konuşmayı deneyebiliriz.
  • Öfkenizi neyin arttırdığını fark edip ona göre hareket etmek işinize yarayabilir.
  • Yanlış bilinen bir gerçek var, öfkemizi tamamen boşaltmak sağlıklı bir durum değildir.
  • Duygu kontrolü ve davranış olayı bitirici hamlelerdir.

Çoğu insan kendi hayatlarında önemli olmayan ve ilerdede önemli olamayacak olan insanlar için kendilerini gereksiz bir şekilde yorup takıntılı düşünceler besleyerek onlara öfkelenebilirler. Asıl düşünmemiz gereken şey bu insan veya bu olay benim hayatımda beni öfkelendirek kadar önemli mi ? Bunun farkında ve bilincinde olmalıyız.

Danışmaya ihtiyacım var mı ?

Eğer öfke kontrolünü başaramıyorsanız yani öfkeniz sizi yönetir duruma gelmişse ve hayatınızda size zarar veren bir konumda ise alanından uzman psikolog veya psikolojik danışmana başvurabilirsiniz.

Psikolojik Danışman. Uluslararası Kıbrıs Üniversitesinden mezun. Alanında bir çok sertifika ve eğitim geçmişine sahip. Boş zamanında sinemaya gidiyor ve spor yapıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir