Beden algısı kişilerin kendi bedenleri hakkında olumlu ya da olumsuz düşünceler duygu ve tutumların bütünü.
Daha iyiyi ve daha güzeli aradığımız yarış halinde olduğumuz günümüzde daha sağlıklı olmak yerine daha zayıf beden bizim için ideal olarak algılanmış ve yeme tutumlarımızı etkilemiştir.
Öncelikle ergenlik çağı ile başlayan dönemde kişiler fiziksel anlamda dış görünüşlerine daha önem verip yeme tutumlarında ise zayıflamak için kısıtlayıcı ve sağlıksız diyetler uygulamaya başlamış. Aynı zamanda yeme bozuklukları dediğimiz anoreksiya ve bulimia da karşılaşacağımız problemler arasındadır. Çünkü birçok kişiye göre zayıf bedenler ideal bedenler olarak algılanmış. Görünüşe yüklenen anlam ve değerler bu dönemde daha etkin olup ilerleyen doneme de yansımıştır .Doğru ve dengeli beslenme de olmadığı için fiziksel ve ruhsal olarak bazı sorunlar da kapımızı çalmış oluyor. Aynadaki görüntü veya tartıdaki rakam ne olursa olsun kişinin öz benliğini yansıtmamaktadır sizi siz yapan o rakamlar değildir.
Öncelikle daha zayıf biri daha sağlıklı değildir.
Her zayıf insan sağlıklı değildir.
Görünüşten çok önceliğimiz sağlık olduğunda doğru adımlar atıyoruz demektir.
Daha sağlıklı olmayı tercih edip ideal kilonuzda dengeli bir şekilde beslenerek sağlığınızı koruyabilirsiniz.

Beden algısıyla ilgili yaşanan problemler temelde bilişsel hatalar ve yanlış değerlendirmeler sonucu ortaya çıkar. Kişiler genelde kendileriyle ilgili yanlış değerlendirmeler yaparlar, olumsuz düşüncelere kapılıp yanlış çıkarımlarda bulunurlar. Örneğin; Alınan küçük bir kilo karşısında kişi tartıda görmüş olduğu artışı yanlış yorumlayarak kendi hakkında ‘çok kiloluyum, çirkinim, hiç iyi değilim’ gibi olumsuz düşüncelere kapılabilir. Fakat bunların hepsi bilişsel yani, zihinsel çarpıtmalar ve hatalardır. Alınan kilolar, yüzde çıkan sivilceler ya da vücuttaki değişimler kişinin öz benliğini yansıtmaz. Dolayısıyla yaşanan bu değişimler kişinin çirkin, kilolu, kötü ya da değersiz olduğu anlamına gelmez.
Herkes beğenilmek isteyebilir; Fiziki görünüm ilk görünüşte ve anda hoş duygular yaratabilir. Fakat karşılıklı ilişkiler, etkileşimlerle birlikte ortaya koyulan davranışlar sonucunda ilk andaki duygular değişikliğe uğrayabilir, dolayısıyla ilk anda beğenilen kişi daha sonra beğenilmemeye başlayabilir. Tam tersine başlangıçta fiziksel açıdan beğenilmeyen bir kişi davranışlarıyla güzel duygular yarattığında fiziksel olarak da beğenilebilir ve güzel bulunabilir. Önemli olan her yönüyle bedenimizi sevmemiz ve kabul etmememizdir. Beğenilmeyen yanlarımızı büyütmek yerine sergilemiş olduğumuz davranışlarımız, duygu ve düşüncelerimizle kendimizi göstermemiz, ilişkilerimizde daha uyumlu ve mutlu olmamızı sağlar.
Zayıf birisi olmanız sağlıklı biri olduğunuz anlamına gelmez ya da fit bir görünümünüzün olması daha güzel, daha şık biri olduğunuz anlamına da gelmez. Unutmayın sizi siz yapan öz benliğinizdir. Öz benliğinizde kilolarınız değil, hayatta bırakmış olduğunuz izler ve başarılarınızdır.


Beslenme ve Diyet Uzmanı. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinden mezun. Alanında bir çok eğitim ve sertifikalara sahip. Hobi olarak kitap okumayı seviyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir